Son Yayınlar

Mutluluk Kapısı / Dr. Gülseren Budayıcıoğlu

MUTLULUK KAPISI

Hepimizin hayatında güzel günler kadar kederli, sıkıntılı, bol acılı günler de vardır. Hayatın kuralı bu. İnsanın içini acıtan en önemli nedenler, şairlerin de söylediği gibi bir ayrılık, bir ölüm.. İş sadece şairlerin söylediği gibi kalmıyor tabii, acının bin bir nedeni var.

Aslında ölüm de bir çeşit ayrılıktır. Kimi ölerek terk eder bizi, kimi hayatımızdan çıkarak. Oysa insanoğlunun bir yanı çok bağımlıdır. Sahip olduğu şeyleri kaybetmek istemez.

Zaten mutluluk gibi, aşk gibi pek sevdiğimiz duygular aslında insanoğlunun sonradan keşfettiği duygulardır. Doğasında var olanlar ise hep korku, sıkıntı, telaş, huzursuzluk, acı çekmek gibi varlığını bir türlü kabul etmek istemediğimiz olumsuz duygulardır.

Doğal olarak hepimiz önce güzel duyguların peşine düşeriz. Sevmek, sevilmek sevinmek, mutlu olmak, önemli olduğumuzu hissetmek gibi ama hayatın bizi mutlu etmek gibi bir çabası hiç yoktur. Daha açık konuşmak gerekirse, biz çabalamadıkça, hayatın umurunda bile değiliz.

Şans ve güzellikleri, ancak hiç bıkmadan, usanmadan onun peşinde koşanlar yakalayabilir. Piyangodan ikramiye kazanabilmek için önce bilet almak gerek, derler ya, öyle bir şey işte. Bu konuda biraz tembel isek, bir de üstelik umutlarımızı kaybetmişsek, işte o zaman acılar düşer peşimize. Hayat acıya, üzüntüye sebep bulma konusunda çok cömerttir.

Bazen de bomboş, taş gibi, odun gibi hiçbir şey hissetmeden yaşamaktansa vururuz kendimizi acılara. Hani şu acı yemeyi çok sevenler var ya. Bir yandan gözlerinden yaş gelirken, bir yandan o acı biberleri yemeye devam eder ve bundan pek zevk alırlar ya, işte öyle bir şey..

Öyleyse hayat bizi mutlu etsin, sevindirsin, biz uğraşmadan güzellikler önümüze çıkıversin diye beklemek, ya da acılara tutunmak yerine bizler düşelim güzelliklerin peşine. Bıkmadan, usanmadan kovalayalım onları.

Hayat bir tek öyle zamanlarda açar mutluluk kapılarını.

Dr. Gülseren Budayıcıoğlu

Hiç yorum yok