Son Yayınlar

Senin Olsun



SENİN OLSUN
Sınırların olsun aşılamayacak. 
Duvarların olsun yıkılamayacak. 
Herkes bilsin. 
Ona göre davransın. 
Yani hadlerini bilsinler kısaca. 
Bir şarkın olsun. 
Senin olsun. 
O şarkıda dans et. 
Hayatına giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet. 
Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, 
seni gülümseyerek hatırlasın.
Tek bir parfümün olsun. 
Özdeşleşmek iyidir. 
Dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. 
Öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa 
“acaba burada mı” diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.

Bir tane en yakın arkadaşın olsun. 
Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi olsun. 
Birlikte düşün, birlikte kalkın. 
Birbirinizi toparlayın. 
Yaralarınızı sarın. 
Herkes gittiğinde “şanssızlığınıza” biraz gülün, 
biraz ağlayın.
Bir tane çok büyük aşkın olsun. 
Rakıya hep bahanen olsun. 
Bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. 
Her şey küllendikten sonra tebessümle hep onu hatırla. 
“O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?” diye sorgulayarak. 
Artık bir şey hissetmesen de “başına bir şey gelse 
yine de ilk ben koşarım” diyecek kadar. 
Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.

Bir evlat edin. 
Bir kedi olur, bir köpek de olur bu evlat, illa çocuk olmasına gerek yok. 
Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını 
ellerinde hisset. 
Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. 
Birinin kahramanı olmak istersen bundan büyük fırsat olamaz. 
Sevmek çok güzel. 
Hele bir de her koşulda sevilmek.
Bol bol kitap oku biri seni derinden etkileyene kadar oku. 
Onu bulduğunda kimseyle paylaşma. 
O hikaye senin. 
Beğenmediğin sayfayı yırt sevdiğin yerleri yıldızlarla donat. 
Başucunda dursun. 
Belki bir gün biri gizlice o sayfaları keşfeder. 
Seni daha iyi tanıma imkanı olur.
Salaş bir restoran edin. 
Patronundan garsonuna kadar tanı. 
Kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. 
Bir masan olsun hep oturduğun. 
Bir başına gitsen bile başına bir şey gelmeyeceğini bil. 

Bir hobin olsun. 
Kaçmak için. 
Hiçbir şey düşünmediğin. 
Dünyadan uzaklaşabildiğin. 
Onunla övün. 
En iyi yaptığın şey olsun. 
İnsanlar şaşırsın. 
Senin için çocuk oyuncağı olsun.
Bir şey iste. 
İmkansız olsun. 
Peşinden koş. 
Yorul. 
Defalarca vazgeç. 
Defalarca dene. 
Susmanın çaresizliğini de yaşa bağırmanın da. 
Uykuların kaçsın. 
Düşündükçe saç diplerin bile uyuşsun. 
Her ne ise bu istediğin, aşk da olur iş de. 
Bağrına taş bas gerekirse. 
Yeter ki gece yatağına yattığında “ben elimden geleni yaptım” de. 
Bazen kazanamamış olsan da, yapabileceklerinin ya da 
bir şeyi delice istemenin limitini görmek de zaferdir.

Vakit ayırdığın bir ailen olsun. 
Yarın kaybettiğinde keşke daha çok zaman ayırsaydım demeyeceğin. 
Pişmanlık kötüdür. 
Bir daha geri getirmeye gücünün yetmedikleri içinse, işkence. 
Kıymetini bil. 
Yarın ne olacağı belli değil. 
Kalp krizi dediğin bir kaç saniye. 
Kalp kırma. 
Bir alanın olsun metre karesi dert değil. 
Kapısını kapattığında gerçek sen olabildiğin. 
Dört duvardan birinin dibine çöküp ağlayabildiğin. 
Güçsüzlüğünü yaşayabildiğin. 
Sonra daha güçlü kalkabildiğin. 
Kaldığın yerden devam edebildiğin. 
İnsan en çok kendini özlüyor çünkü.

Bir sevdiğin olsun tabi. 
Belki hayallerindeki gibi olmaz koşullar ama 
bir şeyleri birlikte var etmenin tadı bir başka. 
Para amaç değil araç olsun mutluluğuna. 
Olmadığı zaman da elindekini cömertçe paylaşabil. 
En çok onla gül. Saatlerce muhabbet edebil. 
Sonuna kadar güven. 
Kalbini, duygularını, davranışlarını ve sözlerini çok temiz tut. 
Çevreni de. 
Unutma yaptığın her iyilik bir gün sana geri dönecek. 
Kötülük de..
Alıntı
AnlamlıYazılar için TIKLAYIN

Hiç yorum yok